DS’in 2035 yorumu: DS X E-Tense

0

Sıra dışı ve seçkin tasarım fikirlerini gerçeğe dönüştürmek üzere kurulan DS Automobiles markası bu haklı üne ek olarak Fransız el sanatlarının elçisi görevini de üstleniyor. Mükemmel işçilik ve teknolojiyi en iyi şekilde harmanlayan DS Automobiles, arzulanan otomobillere hayat verme misyonunu devam ettirmek istiyor.

Hızla değişen günümüz otomobil endüstrisinde DS Automobiles çalışanları, içlerindeki otomobil tutkusuyla belirlenen kriterleri harmanlayarak rüyalarındaki geleceğin otomobilini hayata geçiriyorlar. Söz konusu tutkulu yolculuğun meyvesi olarak ise DS X E-TENSE hayat bulmuş.

DS Automobiles çalışanlarının 2035 vizyonu günümüz otomobil yaklaşımlarından çok daha farklı. DS tasarımcıları ileri teknolojiyle yenilikçi form ve çizgileri harmanlıyor. DS tasarımcılarının vizyonu; olağanın dışına çıkmayı seven, yeniliğe açık ve yeni şeyleri deneyimlemeyi seven kullanıcılara hitap ediyor ve Fransız lüksünün geleceğine yön veriyor.DS X E-TENSE_02Sonuç, orijinal DS ruhunu geleceğe taşıyan ve 2035 yılının otomobil çizgilerini 20 yıl kadar öncesinden hayat veren nefes kesici güzellikte bir otomobil.

Kokpite, karbon fiber/deri karışımı bir kaplamaya sahip olan son derece kaliteli bir kapı üzerinden erişiliyor. Sürücüyü tek koltuklu piramit tarzında bir mimari karşılıyor. Söz konusu mimari kadar sürücü koltuğunun formu da motorsporlarından çağrışım yaparken, söz konusu mimari aynı zamanda aracın ağırlık merkezini düşürmeye yardımcı oluyor.

Deri, ahşap ve metalin benzersiz sentezinden oluşan direksiyon simidi sürücünün otomobille bütünleşmesi noktasında önemli bir sorumluluk üstlenirken, Millenium Blue ve Navy Blue olmak üzere iki tonlu deri kaplamayı zarif tasarımıyla ‘DS’ logosu ve dikişler tamamlıyor. Direksiyon simidi kadar pedallar da tasarımcıların detaylara gösterdikleri hassasiyetten nasibini alıyor.

Kokpitin dört bir yanını kaplayan bu detaylara gösterilen özen sürüş öncesinde bile sürücüye yaşayacağı benzersiz sürüş deneyimiyle ilgili fikir veriyor.DS X E-TENSE_06DS X E-TENSE’nin asimetrik mimarisi, sol ve sağ tarafta farklı ortamları beraberinde getiriyor. Sürücü kapıyı açarak benzersiz bir koza ile karşı karşıya kalıyor. Uygulanan asimetrik tasarım sürücü ve yolcuya farklı bir deneyim sunarken, masaj özelliğine sahip havalandırmalı koltuklar yolculukları keyfe dönüştürüyor.

Otonom sürüş modu benzersiz bir deneyim sunarken, konsola şekil veren yüksek kaliteli ses sistemi gibi unsurlar yolculukların keyfini daha da arttırıyor.

Saydam elektrokrom cam zemin yolun bir görünümünü sağlarken, kabin içini kaplayan deri, ahşap ve metal karışımı yüzeyler kalite algısını arttırıyor ve lüks hissini tamamlıyor. Lacivert ve zengin kırmızı tonların birleşimi araca giren ışığı yumuşatırken, zarif ve akıcı çizgilerin hakim olduğu kokpitte göstergeler yerini tablet tipi ekranlara bırakıyor.

Yolcu, kendine ait izole bir ortamda, filtrelenmiş ve kokulandırılmış hava eşliğinde otomobilin gideceği yere bir sürücünün hakimiyetinde ya da otonom sürüş seçeneği ile ulaştırılması sırasında yolculuğun keyfini çıkarabiliyor. İstenirse ilave bir koltuk, üç kişinin de bir arada seyahat edebilmesini sağlayabiliyor. Dış dünyaya bağlantı seçeneklerinin yanı sıra hologram şeklindeki kişisel bir asistan olan IRIS, otomobilin fonksiyonlarının yönetilmesinde sürücüye yardımcı oluyor.

Ön tekerleklerin içinde konumlandırılan iki adet elektrik motoru sayesinde tamamen elektrikli olan DS X E-TENSE benzersiz bir sürüş deneyimi vaat ediyor. Yol kullanımında 400 kW (500 HP) güç üreten sistem, DS’in Formula E programının arkasındaki teknik ekip olan DS Performance tarafından geliştirilen süspansiyon ayarlarının da devreye girdiği ‘pist’ modunda 1.000 kW (1.360 HP) güç üretiyor. Karbon fiber şasi yenilikçi bir yay ve torsiyon çubuklu süspansiyon sistemi üzerinde otururken, çekiş, güç aktarımı veya fren gibi yol tutuş dinamikleri, performansı yol şartlarına uyarlamak üzere tasarlanan gelişmiş bir aktif sistem tarafından kontrol ediliyor.DS X E-TENSE_072035 yılı için rüyalarındaki otomobili hayal eden DS Automobiles,  sahibinin o anki ihtiyacına uygun sürüş modunu seçme imkanı tanıyan ve iki farklı otomobili tek bir gövdede sunan asimetrik tasarımlı üç kişilik bir konsept oluşturdu.

Geliştirilen yeni teknoloji sayesinde gövde, çarpışma sonrasında orijinal şeklini geri kazanırken ön ızgara ve DS X E-TENSE’in soğutma sistemi kendini sürücü gereksinimlerine göre ayarlıyor. DS LIGHT VEIL ışık perdeleri sayesinde aydınlatma parlaklığı, yolcular, otomobil ve çevresinin gereksinimlerine göre ayarlanıyor.

Bir rüya otomobilinin 2035 yılında neye benzeyeceğine dair bir vizyon sunmak üzere tasarlanan DS X E-TENSE, DS Automobiles’in en çok aktif olduğu beş kıtada lanse edilen bir filmin yıldızı.

DS AUTOMOBILES CEO’su Yves Bonnefont konsept modelleri hakkında, “Bir otomobil üreticisi ve köklü bir geçmişe dayanan DS Automobiles markası olarak yeni modellerimizle birlikte ikinci nesil otomobillerimizi lanse ediyor ve yeni bir döneme başlıyoruz. DS markası; genç, yenilikçi ve dinamik bir marka olduğunu DS 7 CROSSBACK modeliyle gözler önüne seriyor. Yeni nesil otomobillerimiz üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz bir sır değil. Yenilikçi yaklaşımımızla otomobil dünyasının bakış açısını değiştirecek devrimi yaparken aynı zamanda enerji verimliliği ile konfor ve güvenliği daha da arttıracak sürüş yardım sistemlerine odaklanmaya devam ediyoruz. Ürün gamımızın 2025 yılında nasıl şekilleneceğini biliyoruz ve bu yüzden daha ileriki bir tarihe yönelik hayallerimize hayat vermek için harekete geçtik. DS X E-TENSE, 2035 yılının otomobillerine ışık tutan vizyonumuzu gözler önüne seriyor. Hem bir otomobil tutkunu hem de bir tüketici olarak aşık olabileceğimiz bir otomobil hayal ettik. Ve Ekiplerimiz mükemmel bir iş çıkartmışlar. Emeği geçen herkesi kutlarım.” açıklamasında bulundu.DS X E-TENSE_03DS AUTOMOBILES Tasarım Başkanı Thierry Metroz ise, “Hayallerimizi şekillendirmek için kendimize sınırsız bir özgürlük verdik. Böylece iki dünyanın en iyi özelliklerini sunabilen iki farklı karaktere sahip bir hayal gerçekleştirdik. Bu otomobil; sürüş keyfi, performans ve otonom sürüş gibi özellikleri “Fransız tarzıyla” harmanlayarak kullanım sunuyor. DS X E-TENSE asimetrik mimarisiyle bir bakıma sepetli motosikletin dört tekerlekli yorumu gibi. Bir diğer hedefimiz ise mükemmel hızlanma performansına sahip gerçek bir roadster yaratmaktı. İhtiyacımız olan performansı, iki adet elektromotorla elde ettik. Üstü açık bir otomobilin sunabileceği maksimum sürüş keyfini sunan DS X E-TENSE tasarımı kadar seçilen malzemeler, bu malzemelerin birbirileriyle olan kombinasyonu, direksiyondan pedallara kadar kullanılan aksesuarlar ve sunulan yaşama alanı genişliği ile benzersiz bir sürüş deneyimi vaat ediyor. Karmaşadan uzak yalın bir kokpit oluşturmak istedik. Bu nedenle kabin içindeki gösterge ve kumanda elemanlarının sayısını en aza indirdik. Örneğin gösterge paneli hız ve şarj seviyesi bilgileriyle sınırlandırılmış durumda. Otomotiv endüstrisinin geleceğine yön veren teknolojilerden biri olan otonom sürüş de DS X E-TENSE’te sunuluyor. Ancak otonom araçların hareket halindeyken insanların çalışmasına izin vereceği düşüncesine tamamen katılmadığımı da itiraf etmeliyim. Ben otonom sürüş teknolojisini, devreden çıkartılarak sürüşten zevk alınabilecek bir yardımcı unsur olarak görüyorum. Öte yandan yolcuların kendilerine zaman ayırdıklarını da görmek isterim, çünkü zaman çok değerli.” ifadelerini kullandı.DS X E-TENSE_04DS MARKASI SVP, Ürün ve İş Geliştirme sorumlusu Éric Apode konsept modelin tasarım aşaması hakkında yaptığı açıklamada, “Yeni bir modelin tasarımına her başladığımızda, DS Automobiles ekipleri kendi uzmanlıklarını ve tutkularını ortaya koyuyorlar. Tasarımcılar ve ürün geliştirme uzmanları yeni fikirler üzerinde çalışırken mühendisler ise doğal olarak kendi alanlarının limitleri aşmak ister. DS markasıyla kendimizi geleneksel yaklaşımlardan kopma noktasında öncü olarak görüyoruz. Önce tüm olası fikirleri ortaya atar, bunları uygulamaya koyar ve son olarak otomobilin satışını göz önünde bulundurarak üretim kararını veririz.

DS X E-TENSE’te durum farklı. Proje hayalden gerçeğe dönüşürken üretimle ilgili sınırlama ve zorluklarla karşılaşmadık. Proje içerisindeki herkes fikrini beyan etmekte özgürdü, ancak tek bir odak hedefimiz var: lüks bir Fransız otomobili yaratmak ve bunu otomobil dünyasına uyarlamak.

DS X E-TENSE’in amacı bir hayali gerçeğe dönüştürmekti. Müşterilerimizin fikirlerimizi sevdiğinden eminim. Varmak istediğimiz nokta iki farklı duyguyu bir arada yaşatan, iki ayrı dünyayı tek bir gövdede birleştiren bir otomobil yaratmaktı. Direksiyon başına geçen sürücüye yeni duygular ve hisler kazandırmaktı.DS X E-TENSE_08Sürüşle ilgili yeni bakış açıları kazandıran otonom sürüş bir yandan kazaları önleyerek sürüş güvenliğine katkı sağlarken, diğer yandan ise sürücüye zaman kazandırarak yaşam konforuna katkı sağlıyor. Doğal olarak konu sürüş keyfi oluğunda otonom sürüş bunu oldukça kısıtlıyor. Öte yandan 2035 yılında dört adet tekerlek, bir direksiyon ve pedallar birer retro unsuru olarak da görülebilirler. Kesin olan ise müşterilerin gelecekte de otomobil konusunda tutkulu olmaya devam edeceği ve hayallerindeki otomobile sahip olmak isteyeceği.

Müşterilerin hayallerini süsleyecek o otomobil teknik açıdan da çok donatılmış olmalı. Ön tekerleklere entegre edilen iki adet kompakt boyutlu yüksek performanslı elektrik motorlarla donatılan DS X E-TENSE’te sadece motor teknolojisi değil güç aktarma, fren ve fren anında enerji kazanımı teknolojileri de markanın Formula E’den elde ettiği bilgi birikimi ve deneyim kullanılıyor. Ağırlık dağılımı ve denge sürüş keyfinin temel noktalarından birini oluştururken arkaya doğru konumlandırılan bataryalar, ağırlık dağılımını ve bununla birlikte otomobilin dengesini iyileştiriyor.

Biz genç bir markayız ve ekibimizle birlikte 2035 yılının DS’ini hayal ederek onu canlandırmak istedik.” ifadelerine yer verdi.

Yazar hakkında

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Bir Cevap Yazın