Opel, hafif ticari araç ailesinin en önemli temsilcilerinden biri olan Combo modelini Türkiye’de üretmek için hazırlıklarını tamamladı. 2026 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda üretim bantlarına girecek olan model, markanın Türkiye’deki üretim yapılanmasında yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. ‘Made in Türkiye’ etiketiyle yollara çıkacak olan Combo, Bursa’da halihazırda üretimi gerçekleştirilen Zafira, Vivaro ve Vivaro Kamyonet modellerinin ardından üretim programına dahil edilen en yeni üye olarak dikkat çekiyor. Yerli üretimin sağlayacağı lojistik, tedarik ve operasyonel verimlilik sayesinde pazar taleplerine çok daha hızlı ve esnek yanıt verilmesi hedefleniyor. Bu yatırım, Opel’in hafif ticari araç pazarındaki rekabet gücünü artırma vizyonuyla paralel bir seyir izliyor.

Opel Türkiye Marka Direktörü Yiğit Yantaç, markanın Türkiye ile olan köklü bağlarına dikkat çekerek yerli üretime dönüşün hem stratejik hem de duygusal açıdan büyük önem taşıdığını paylaştı. Müşterilerden gelen yoğun talepler doğrultusunda bu adımın atıldığını ifade eden Yantaç, Alman mühendisliği ile Tofaş’ın dünya standartlarındaki üretim kalitesinin Bursa’da buluşmasını iki güçlü mühendislik kültürünün sentezi olarak tanımlıyor. Yantaç ayrıca, Combo’nun yerli üretim ailesine katılmasının Türkiye’ye duyulan güvenin ve uzun vadeli bakış açısının somut bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Yerli üretim avantajıyla müşterilere daha güçlü çözümler sunmayı planlayan marka, hafif ticari araç segmentindeki iddiasını Bursa’da yazılacak yeni başarı hikayesiyle bir üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.
Satış rakamları incelendiğinde Opel, 2025 yılında ulaştığı 27 bin 471 adetlik toplam hafif ticari araç satışıyla Türkiye pazarının en çok satış yapan üçüncü markası konumunda bulunuyor. Bu performansın merkezinde yer alan Combo, 15 bin 722 adetlik satış rakamıyla markanın büyümesine en büyük katkıyı sağlıyor. Model, 2026 yılının ilk yedi ayında da ivmesini koruyarak 7 bin 779 adetlik satışa ve yüzde 15’lik pazar payına ulaşıyor. Elde edilen bu veriler, Combo’yu C-Combivan segmentinin en çok tercih edilen modellerinden biri yapıyor. Yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip olan Combo ismi, hem ticari kullanım ihtiyaçlarını hem de ailelerin günlük yaşam beklentilerini karşılayan çok yönlü yapısıyla segmentindeki varlığını sürdürüyor.
Kaputun altına bakıldığında Opel Combo, 130 HP güç üreten 1.5 litrelik dizel motor ünitesine sahip. Kullanıcılar bu motoru 6 ileri manuel veya 8 ileri otomatik şanzıman seçenekleriyle tercih edebiliyor. Tasarım tarafında markanın karakteristik Opel Vizör ön yüzü ve dijital kokpit yapısı dikkat çekerken, segmentinde fark yaratan Intelli-Lux LED Matrix Far teknolojisi modern bir aydınlatma performansı sunuyor. Essential, Edition ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle pazarda yer alan model, gelişmiş sürüş destek sistemlerini bünyesinde barındırıyor. Geniş iç hacmi ve sürüş konforunu verimlilikle birleştiren araç, hem profesyonel hem de bireysel kullanıma uygun bir donanım kombinasyonuyla dikkat çekiyor.
Avrupa’nın köklü üreticilerinden biri olarak 1899 yılından bu yana otomobil üreten Opel, bugün Stellantis NV bünyesinde faaliyetlerine devam ediyor. Çoklu enerji platformları yaklaşımıyla tüm modellerinde tam elektrikli sürüş seçeneği sunabilen marka, bu alanda öncü bir kimlik taşıyor. Erişilebilir ve sürdürülebilir mobilite anlayışını benimseyen üretici, Birleşik Krallık’taki kardeş markası Vauxhall ile birlikte 60’tan fazla ülkede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşıyor. Bursa’da başlayacak olan Combo üretimi, markanın küresel üretim gücünü Türkiye’nin yerel tecrübesiyle birleştirerek geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına yanıt vermeyi sürdürüyor.




